Fransa’nın güzellikleri| HT Gastro

Fransa hem verimli toprakları hem muazzam kıyıları ile herkesi kendisine çekmeyi başarıyor. Ülkenin şatolar ve kalelerle dolu kırsal alanları ve karlarla kaplı dağ tepeleri ise büyüleyici.

Fransa’nın güzelliklerine göz atmak için kısa bir yolculuğa ne dersiniz?  

  • Bordeaux 

    Fransa’nın Paris’ten sonra en fazla turist çeken şehirlerinden biri Bordeaux’dur. Eski binalar, taşlı dar sokaklar, caddelere açılan kafeler ve elbette özel mutfağı ile Bordeaux tipik bir Fransız şehri. Böyle bir ifade her ne kadar şehri basitleştirse de aslında UNESCO listesindeki en büyük kentsel dünya miras alanı. Klasik mimarisi, Rönesans ve 18. yüzyıl etkisi, nehir kenarındaki restoranlar ve Opera Binası ile Bordeaux bir gezi şehri. Ağaçlarla gölgelenmiş yürüyüş yollarından rıhtım boyunca yürümek bile şehrin tadını almaya yetiyor.

  • Arcachon Körfezi 

    Bordeaux’ya bir saat uzaklıkta ise Arcachon Körfezi bulunur. Gascogne Tabiat Parkı’nın yakınlarındaki bu körfez, “Le Bassin” yani havza olarak biliniyor. Arcachon’u özel yapan ise kendine has mikro iklimi, körfezi çevreleyen karalar, Atlantik Okyanusu’nun hırçın dalgaları ve sert rüzgarlarına karşı bölgeye barınak oluyor. Avrupa’nın deniz seviyesinin en yükseklikteki kumulu olan Dun edu Pilat da Arcachon’da bulunuyor. Körfeze gittiğinizde havzanın içindeki AndernoslesBains köyünde mola verebilirsiniz.

  • Mont Saint-Michel 

    Bir masal kitabından fırlamış gibi duran Benedictine manastırıyla taçlandırılmış bu granit mini adanın turistler üzerinde hayranlık uyandıran bir etkisi var. Normandiya’nın en ikonik yerlerinden biri Mont Saint Michel… Ancak görüntü sadece bu adanın bir yüzü. Orta çağda inşa edilen manastır denize oldukça yakın konumda, kumlu bataklıkla çevrili ve okyanus sularının hızlı yüksek gelgitleri nedeniyle aniden sularla çevriliyor. Mont Saint-Michel’i ziyaret etmek için gelgit saatlerine dikkat etmek gerekiyor. Dışarıdan görüntüsü muhteşem olsa da Mont Saint-Michel’in pencerelerinin manzarası da bir o kadar güzel.

  • Versay Sarayı 

    Fransa’ya gidip de Versay Sarayı’nı görmemek olmaz. Hem sarayın kendisi hem de etrafındaki bahçeler UNESCO Dünya Mirası Alanı. Paris’ten geçerken XIV. Louis ve Marie Antoinette’ye dair biraz internette bilgi karıştırıp ardından sarayı görmeye giderseniz ihtişamın, duvarların içinde olağanüstü mimari ve sarayın bünyesindeki küçük saray ve konutları izlerken hayal gücünüz sizi geçmişe götürecektir.

  • Provence lavanta tarlaları

     Uçsuz bucaksız ve alabildiğine mor lavanta tarlalarının görüntüsü de kokusu da insanı büyülemeye yeter. Haziran ile ağustos ayları arasında Provence’deki lavanta tarlalarının mor çiçekleri açmaya başlar ve lavanta kokusu baş döndürücü bir hal alır. İçinizde kendinizi tarlaların içine atmak ve bu mor denizde yüzmek isteği uyanıyor. Yol üzerinde lavanta ürünleri satan satıcıların tezgahlarına göz atabilir ya da bir lavanta fabrikasını ziyarete gidebilirsiniz. Yolculuğunuzu bölgede düzenlenen lavanta festivallerinin tarihlerine göre yapmanızı tavsiye ederiz.

Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort İstanbul escort şişli escort istanbul escort avrupa yakası escort şirinevler escort beylikdüzü escort avcılar escort betturkey güzel mesajlar