Acı biber küresel ısınma ile daha iyi savaşıyor| HT Gastro

Keşke tüm insanlığın sürdürülebilir eylemlerde bulunmasını sağlamanın bir yolu olsa? Doğanın gelecek nesillerin gereksinimlerine yanıt verme yeteneğini tehlikeye sokmadan günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabilsek, hayatımızı sürdürülebilir hale getirme yetenekleri geliştirebilsek…

Artan dünya nüfusu ve doğal kaynakların aşırı tüketilmesi pek çok sorunu beraberinde getirdi. Açlık, susuzluk, canlı türlerinin yok olması, bitki örtüsü ve toprağın tahrip edilmesi, küresel ısınma ve iklim değişimi, ozon tabakasının delinmesi, çevre kirliliği gibi süreçler bu sorunların başlıcaları.

Küresel ısınma ve olası sonuçları hakkında yıllardır konuşulur. Ancak kimse konunun ciddiyetinin farkına varmaz. Ta ki geçen seneye kadar. Geçen sene ülkemizde Akdeniz bölgesinde çıkan yangınlar ardından Karadeniz bölgesindeki sel felaketleri, ülkemizin de iklim krizinin içinde olduğunu iliklerimize kadar yaşattı bize.

İklim değişikliği yalnızca selleri ve orman yangınlarını artırmıyor, gıda krizini de tetikliyor. Bundan 50 yıl sonrasını planlayarak yaşamamız gerekirken bunu yapmadığımız için uzmanlara göre önümüzdeki 50 yıl ve sonrasındaki kuşaklar pek çok gıdaya erişemeyecek. Göçler, kıtlık ve açlık da büyük tehlike. Prof. Dr. Hilal Elver’in de dediği gibi tarım ve gıda sektöründeki kriz, orman yangınları ya da seller gibi sadece bazı bölgeleri etkilemeyecek, tüm insanlığı etkileyecek.

Birleşmiş Milletler’in İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Raporu’na göre; aşırı tüketim ve endüstriyel balıkçılık nedeniyle zaten % 50 civarında azalan deniz ürünleri, deniz ekosistemindeki asitlenme nedeniyle daha da azalacak. Yani yüzlerce bilim adamının hazırladığı rapora göre gelecekte balık yemek hayal olacak. Kakao ve kahve, iklime ve yağışa çok duyarlı. Şimdi yokluğunu hissetmediğimiz pek çok ürün gelecekte nadir olarak karşımıza çıkacaklar. Her derece yükselişinde buğday, mısır ve tahıl üretimi azalıyor. Yeni bir araştırmaya göre küresel ısınmanın önümüzdeki 5 yıl içinde 1,5°C eşiğini geçmesi olasılığı yüzde 50’ye yükseldi. Araştırmacılar 2022-2026 yılları arasında yeni bir “en sıcak yıl rekoru” kırılacağından neredeyse eminler.

Dünya genelinde, haziran ayında küresel ısınmanın yol açtığı şiddetli yağış, yangın, aşırı sıcak hava ve toz fırtınası gibi çevresel felaketlere şahit olduk. Aşırı sıcaklar Afganistan, Pakistan, İtalya, İspanya ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerde yangına ve kuraklığa neden oldu. Tarım alanlarını ve ağaçları küle çeviren yangınlarda yalnızca insanlar değil, pek çok canlı öldü.

Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre şu ana kadar Avrupa’da görülen en yüksek sıcaklık, Yunanistan’ın başkenti Atina’da 1977 yılında kaydedilen 48 derece idi. Ancak 2021’de İtalya’nın Sicilya Adası’nda, sıcaklık 48,8 dereceye yükseldi. Bu, Avrupa’da kayıtlara geçen en yüksek sıcaklık oldu.

Bu sene İtalya son yılların en ciddi kuraklığıyla karşı karşıya kaldı. 1800’lü yıllardan bu yana, en düşük yağış rekoru kırıldı. Buğday ve pirinç dahil ülkenin gıda üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Po Nehri Vadisi yaklaşık dört aydır neredeyse hiç yağış almadı. Su seviyesi son 70 yılın en düşük seviyesine geriledi. Ülkedeki tarım üreticileri konfederasyonu bu yıl yüzde 40’lık ürün kaybı beklediklerini duyurdu. İtalya’nın kuzeyindeki beş bölgede devam eden sıcak hava dalgası ve yetersiz yağışlar sebebiyle 31 Aralık 2022’ye kadar olağanüstü hal ilan edildi. İtalya’da ilk 7 ay boyunca kaydedilen yüksek sıcaklıklar sebebiyle 2022’nin en sıcak yıl olma yolunda ilerlediği bildirildi.

National Geographic dergisinden Jonathan Moens’in haberine göre İtalya’nın güneyinde yetişen kırmızı acı biberler, iklim değişikliğinin neden olduğu sıcaklığa karşı tek başına kahramanca savaşıyor.

İtalya Calabria’daki arazilerde yüzyıllardır tarım yapılır. Calabria, Sicilya’dan sonra en yüksek ikinci organik tarım yapan çiftçi sayısına sahip olmasıyla bilinir. Domates, acı biber, incir denince her İtalyanın aklına Calabria gelir.

Calabria’da her sene eylül biraz ağız yakan bir festival yapılır: Uluslararası Biber Festivali. Festival, bölgenin ünlü küçük acı kırmızı Calabria biberinin varlığını kutlamak için yapılır. Bu sene festivale 5 gün boyunca 200 bin civarında kişi geldi. Bölgenin en yaygın biber çeşidi olan kurutulmuş kırmızı Diavolicchio demetleri balkonlardan sarktı. Kalabalıklar deniz kıyısında gezindi, kırmızı giysiler, biber şeklinde küpeler ve taçlar taktılar.

Bu sene Festival 30. yılını kutlasa da birçok yönden önceki yıllarda yapılan festivallerden farklı bir anlamı oldu. Çünkü İtalya, yukarıda açıkladığımız gibi son 70 yılın en kurak günlerini yaşıyor. İklim değişikliğinin neden olduğu aşırı sıcaklarla ve yağışsız zamanlarla mücadele ediyor. İtalyan tarımı, özellikle kuzeyde pirinç, buğday, mısır, zeytin ve domates de dahil olmak üzere mahsul verimi yüzde 70’e varan düşüşle büyük zarar gördü.

Buna rağmen daha dayanıklı olan acı biber daha iyi mahsul verdi. Bu yıl acı biber rekoltesindeki düşüş yaklaşık yüzde 20 ila 30 oldu. Bunun sebebi de aşırı sıcaklardı. Sıcaklıklar yaz boyunca ortalamadan yaklaşık 15 derece daha yüksekti. Acı biberin daha dayanıklı olması sebebiyle ekonomik kayıp daha az oldu. Ayrıca acı biberin değişik şekillerde tüketilebilmesi de avantajlıydı; hasattan sonra taze satılabilir, kurutulabilir, fermente edilebilir veya salamura edilebilir özelliklere sahipti. Bazı çiftçiler bu sebeple bu problemi avantaja çevirdi. Bu da sorunla başedebilmenin farklı bir yolu oldu; yoğun güneş ışıkları ile biberlerini daha hızlı kuruttular ve sattılar.

Pek çok çiftçi için bu yılki festival tam da bunun bir kutlaması oldu: Bitkinin iklim değişikliğiyle daha iyi mücadele ettiğinin görülmesi, hızla artan sıcaklıklar karşısında kahramanca hayatta kalması, değişen iklim şartlarına daha iyi adapte olabilmesi.

Çiftçiler, bölgede acı biber için tehdit oluşturan şeyin kuraklıktan ziyade aşırı sıcak hava dalgaları olduğunu vurguluyor. Bölgede şimdilik tarım için yeterli su sağlayan dağlar ve küçük nehirler bulunduğunu, ama asıl sorunun yeterli suya sahip olsalar bile iklim değişikliği ile birlikte gelen küresel ısınma olduğunu vurguluyorlar. Eğer acı biberler Calabria kıyılarındaki yoğun ısıyla baş edemezse, çiftçiler sıcaklığın daha ılıman olduğu çevredeki dağlarda daha yükseğe ekim yapmayı planlıyor. Acı biberin denizden dağlara kadar her türlü yükseklikte yetişebileceğini anlatıyorlar.

Related Posts

Bir cevap yazın

izmit escort bursa escort istanbul escort şişli escort istanbul escort avrupa yakası escort şirinevler escort beylikdüzü escort avcılar escort beşiktaş escort ataşehir escort şişli escort sex hikaye